Amerika, Türkiye ile ateşkes anlaşmasında Suriyeli Kürtleri terk etti. America forsakes Syria’s Kurds in a ceasefire deal with Turkey.(Economist dergisi )

Suriye’de Amerikan destekli Kürt savaşçılara karşı yaptığı saldırı ile ilgili zafer haberi sadece bit hafta sonra Türkiye’nin zaferi savaş alanında değil, Washington’dan gelen diplomatların nezaretinde müzakere masasında geldi. 17 Ekim’de Başkan Yardımcısı Mike Pence başkanlığındaki bir Amerikan heyeti, Türkiye’ye verilmiş bir imtiyaz listesi gibi okunan ateşkes anlaşmasıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ankara’daki sarayından ayrıldı. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu kısa bir süre sonra kameraların karşısına geçti. “Amerikan tarafı operasyonumuzun ve hedeflerimizin meşruiyetini kabul etti.” “İstediğimizi aldık dedi.

Anlaşmaya göre, Halk Koruma Birlikleri (YPG) olarak bilinen Kürt savaşçıların sınırdan en az 30 km geri çekilmesi beklenirken, Türk askerleri ve Suriyeli vekilleri 120 saat boyunca ateş ilan ettiklerini söyledi. Buna karşılık Amerika, Sayın Erdoğan hükümetine uyguladığı yaptırımları 14 Ekim’de rafa kaldıracaktı. Kalıcı bir ateşkes daha sonra gerçekleşecek. Kürtler, İslam Devleti’ne karşı savaş açmak için Amerikalılardan aldıkları ağır silahları da teslim edecek ve istihkâmlarını dağıtacaklardı. Geri çekilme, Türk askerlerinin Kuzey Suriye’de Irak sınırından Fırat Nehri’ne kadar uzanan bir tampon bölge açmanın önünü açacak.

Anlaşma, Amerika’nın uygulanmasını nasıl izleyeceği veya YPG’yi şartlarına uymaya nasıl ikna edebileceği ve önerilen Türkiye güvenli bölgesinin büyüklüğü de dâhil olmak üzere hala yanıtsız kalıyor. Yine de, Sayın Trump sonuçtan memnun görünüyor. Anlaşma haberi oluşmaya başladığında” “Bu medeniyet için büyük bir gün” diye tweet attı. “Milyonlarca hayat kurtarılacak

Türkiye’nin işgalinin resmi amacı, Sayın Erdoğan hükümetinin terör örgütü olarak gördüğü YPG’yi sınır bölgelerinden çıkarmaktı. Belirtilmemiş olan, Türkiye’nin kendi Kürt milliyetçilerini (YPG’nin  Kürdistan İşçi Partisi) 35 yıldır Türkiye’de bir ayaklanmayla mücadele eden Suriye’deki Kürt özerkliği umudunu engellemekti. Türkiye her iki konuda da başarılı olmuş görünüyor. Ancak bunun bir bedeli var. Türkiye’nin uluslararası itibarı zedelenebilir. Amerika’nın kesin duruşunun ötesinde, işgali sadece Pakistan, Katar ve Azerbaycan onayladı. Çok sayıda Avrupa ülkesi Türkiye’ye silah satışlarını yasakladı. Sayın Erdoğan’ın Washington’daki hemen hemen herkesle olan ilişkisi, Beyaz Saray’ın sakini dışında gergin. Senatör Lindsey Graham liderliğindeki bir grup kongre üyesi, ateşkese rağmen Türkiye’ye yönelik ağır yaptırımlar uygulayacağına söz verdi. Sayın Erdoğan, Sayın Trump’ı kuşatmış olabilir ama anlaşma ona Kuzey Suriye’de serbest bir el vermiyor. Kürtler, Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Suriye hükümetiyle ve Rusya ile anlaşma yapmaya başladılar ve Türk güçlerine karşı korunmaları için özerklik hayallerini değiştirdiler. Suriye hükümet birliklerinin Türkiye’nin ele geçirmeye çalıştığı Manbij ve Kobani kentlerine girmesine izin verdiler.

Türkiye’nin operasyonunun gidişatı, Sayın Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapacağı görüşmeye bağlı gibi görünüyor.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nün kıdemli üyelerinden Ömer Taşpınar, Rusya’nın Türkiye’ye bazı bölgelerde bölge kurabilmesine izin verebileceğini, ancak bunun ön koşulsuz olmadığını söylüyor. En azından Türkiye’den, yıllarca devirmeye çalıştığı Esad ile ilişkileri normalleştirmesi istenecek.

Türkiye’nin ABD ile olan anlaşması henüz çözülebilir. Ama şimdilik Sayın Erdoğan hem Kürtlere hem de Amerikalılara karşı zafer kazanabiliyor. Ankara’daki bir düşünce örgütü olan Orta Doğu Araştırmaları Merkezi’nden Oytun Orhan, “İlk işaretler, bu anlaşmanın başarılı olduğunun işaretleridir.” Diyor ve ekliyor, “Türkiye için bu gerçek olamayacak kadar iyi.”

Related posts

Leave a Comment